Kategori Arşivi Sağlıklı Beslenme

İbrahim Saraçoğlu kilo aldırma kürü

 

Kilo alınamamasının birçok sebebi vardır. Örneğin: tiroit bezinin olması gerekenden hızlı çalışması, bağırsaklarda parazit ihtimali, iltihaplı bağırsak,

ülseratifkolit, genetik veya psikolojik birçok sebep olabilir.
Bu sebepleri sadece bir uzman belirleyebilir. Doktorunuzun önerilerini almadan buradaki bilgiler ile kendi kendinize teşhis koyarak hareket etmek size zarar verebilir. Bu makale İbrahim Saraçoğlunun önerileridir.

Kilo almak isteyen bayanlar için uygulanacak kür:

Bir hafta süreyle kahvaltı ile öğlen yemeği arasında yarım bardak suyla çiğnemeden 3-4 adet karanfil yutunuz.
Tüketeceğiniz her tür etle beraber mutlaka orta boy ızgara yapılmış ya da pişmiş domates yemelisiniz.
Akşam yemeğinizden  1-2  saat sonra, bir bardak melisa çayı tüketin.
Öğünlerinizde sadece buğday ekmeği tüketin. Her gün bir ay süreyle 10-15 tane antep fıstığı tüketin.
Meyvelerinizi mutlaka yarım kase yoğurdun içine doğradıktan sonra yiyiniz.
Meyve seçiminde daha çok beyaz üzüm ve muzu seçin.

Öğlen yemeklerinde mutlaka 1 adet haşlanmış patates yemelisiniz.
Tatlılarınızı  mutlaka üzerine bol tarçın serperek yemelisiniz.
Acı olmadığı takdirde  salatanızda sivri biber ya da dolmalık biber 30 günsüreyle eksik olmamalı.
Her gün  mutlaka yirmi dakika süreden az olmamak şartıyla yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün aynı saatlerde yürüyüş yapmaya dikkat edin.

Her gün 2  bardaktan fazla çay tüketmemelisiniz. Kahve ise sadece 1 fincan.
Turşu, karabiber, acı biber ve sütten mümkün olduğunca uzak durun .
En az 2  ay süreyle, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası yememelisiniz.
Her türlü kaymak ve katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.

0 views

Ispanak İle zayıflama

Doğal şifalı bir bitkimiz demir açısından zengin bitkimiz ıspanak zayıflamaya yardımcı.Ispanaklı bu kürü deneyebilir ve formunuza kavuşabilrinsiz.  Ispanakları temizleyin çamur kalmasın.Kaynatılmış 4 bardak suya ıspanakları atın haşlayın.Süzün ve ıspanakların üstüne mısırözü yağı ekleyip yiyin.hergün uygulayın.

Hızlı kilo verme sağlıklı mı?

Ayda maksimum 4 kg vermek gerekir. Altı ayda mevcut kilonun %5-10′u verilmelidir. Fazla gibi görünmese de klinik çalışmalar %5- 10 kilo vermekle  diabet, hipertansiyon ve kalp hastalığı riskinin azaldığını veya şiddetinin azaldığını  göstermektedir. Bundan daha fazla vermek vücut metabolizmasını bozar. Zaten önemli olan kısa sürece vermek değil hedeflenen kiloya ulaşmak ve onu muhafaza etmektir. Hızlı verilen kilolar yine hızlı bir şekilde alınır. Yavaş kilo verildiğinde, verilen kilo depolanmış yağdan olur, hızlı kilo verildiğinde ise su, nitrojen ve kas kaybı olur.Yani yağ dışı vücut kitlesi kaybı olur. Gıda ve vitamin eksikliği görülebilir.

Yağ dışı vücut kitlesinin kaybının  ne zararı vardır

Kas dokusu kalori yakar. Kas kitlesi azalırsa harcanan kalori azalmış olur.Kilo kaybının ilk dönemlerinde vücut suyu azalır, ilerleyen zamanlarda kas erimesi olur. Yağ dışı doku kaybını su, kalsiyum, fosfor ve vitamin kayıpları takip eder.Normal sağlıklı bir bireyde  başlangıçtaki yağ dışı doku kitlesinin %40′ından daha fazlasının kaybı hyatı tehtit eder. Bundan daha az kayıplar kardiovasküler fonksiyonları, egzersiz toleransını ve immün sistem cevaplarını da etkileyebilir.

Çok hızlı kilo vermek için yapılan ketojenik diyetlerin(açlık diyeti) zararı var mıdır

Evet.

  • Vücudun sıvı elektrolit dengesini bozar.
  • Osteoporoz riskini artırır.
  • Kanda ürik asit yükselir, böbrek taşı ve Gut hastalığına neden olabilir.
  • Kolesterol yükselip damar tıkanıklığı yapabilir.
  • Kalpte ritim bozukluğu ve buna bağlı  ölüm riskini artırabilir.
  • Baş ağrısı.
  • Yorgunluk.
  • Konsantrasyon güçlüğü.
  • Uyku hali.
  • Bulantı,  kusma.
  • Kabızlık, diyare.
  • Safra taşı.
  • Adet bozukluğu, libido kaybı.
  • Üşüme.
  • Saç dökülmesine neden olabilir.

Sağlıklı Zayıflama – Sağlıklı Diyet

Sağlıklı Diyet nasıl olur sorusuna cevap arıyorsanız biz buradayız… Güne zinde başlıyoruz ama erken yoruluyoruz . Yada Güne zayıf başlıyorsak ne yapmalıyız. İlk önce sabah kahvaltısı şart , gün boyu sindeliğinizi , gücünüzü korumanız için yapmanız gereken sağlıklı beslenme. Güne erkenden kalkarak çalışan ,veya evde olanlar sağlıklı diyet nasıl olur diyet yaparken gücünüzü nasıl korumanız gerektiğini sizlere burada belirtiyorum aşşağıda 22 yöntemle sağlıklı diyet nasıl yapabilirim diyen herkez için
her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.

2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 – 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor.

5- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz… Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı… Sonraki Sayfa »

Kalp Sağlığını Koruyan Yiyecekler

Bu üç meyvenin taze sıkılmış hali kalbe iyi geliyor…

ÜZÜM, kızılcık ve frenküzümü gibi meyvelerin karışımından oluşan taze sıkılmış meyve suyu kalbe iyi geliyor. Fransız uzmanlar, kalp damarlarında yaptıkları deneyler sonucu, bu şekilde hazırlanmış meyve sularının, damar duvarlarını rahatlattığını belirledi.

Araştırmanın sonuçları, İngiliz Kalp Vakfı’nın sebze ve meyve tüketiminin kalp hastalıkları riskini azalttığı yolundaki bulgularını da güçlendiriyor.

Araştırma kapsamında uzmanlar, polifenol adı verilen ve özellikle dutsu meyvelerde bulunan bir kimyasal maddeyi inceledi. Sonucunda bu maddenin en aktif olduğu meyvelerin frenküzümü, yaban mersini, kekremiş (kırmızı ya ban mer si ni), aronya (avcı üzümü), kızılcık ve üzüm olduğu anlaşıldı. Ancak meyve suyunda daha az lif ve daha fazla şeker bulunduğundan uzmanlar, meyveleri yiyerek tüketmenin daha yararlı olduğunun altını çiziyor. Sonraki Sayfa »

Avakadonun Faydaları – Yararları

Kabıza karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri bulunmaktadır. İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla Kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır. Avokado, vücutta toksit maddeleri etkisiz hale getirerek, yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok eder. Dolayısıyla yaşlanma sürecini yavaşlatarak hastalıkları önlemede önemli rol oynar.

İçeriğinde bulunan protein, mineral ve vitaminler küçük çocukların ve hamile bayanların dengeli ve sağlıklı beslenmelerinde çok gerekli olan maddelerdir. Avokado, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapar.

Nasıl ve Nerede Kullanacağız?

1. Meyve uzunlamasına ortadan kesilir. Ortadaki iri çekirdek çıkarılır. Meyve ince ince cips gibi doğranır veya ezilir. Tuz, kırmızı veya karabiber ekilir. Limon sıkılır karıştırılır. Arzuya göre biraz taze yada kuru soğan kıyılarak ilave edilir, Maydanoz ve domates ilave edilebilir. Salata gibi yenir, yağ istemez.

2.Soyulmuş ve ezilmiş avokado sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. Limon ilave edilmez, böyle de yenilebilir.

3. Omlet yapılır. Peynir yerine avokado konur.

4. Mantar sote gibi sote yapılabilir.

5. Ezilmiş avokado bal ve ezilmiş cevizle karıştırılır. Bu takdirde tuz, limon, biber ilave edilmez.

Bazı öneriler

1. Avokadoları soyduktan sonra kararmamaları için limonlu suda bekletin.

2. Saltalar için, avokadoları dilimlemek yerine bir kaşıkla oval parçalar çıkardıktan sonra üzerlerine limon sıkarak servis yapabilirsiniz.

3. Çabuk sos hazırlamak için, soyulmuş avokadoyu püre haline getirin. İçine 1 çorba kaşığı rendelenmiş soğan, 1 limonun suyu, tuz ve karabiber ekledikten sonra karıştırın. Havuç, salatalık ve kerevizle servis yapılır.

4. Avokado tavuğa çok yakışır. Taze bir pidenin veya sandviçin içine haşlanmış tavuk, ince dilimlenmiş avokado, marul yaprakları, domates dilimleri , taze soğan koyulur, arasına mayonez gezdirilir afiyetle yenir.

Bebeklerde Suyun Önemi

Doğum sonrası anne sütüyle beslenen bebeklere ilk 6 ay boyunca su verilmemesinin çocukları mikroplardan koruduğu belirtildi.

İlk 6 ay içerisinde suyun ne kadar kaynatılırsa kaynatılsın içerisinde taşıdığı bakterilerle bebeğin mikrop kapmasına sebep olabileceği uyarısında bulunan uzmanlar bu yaştaki bir bebeğin vücut direncinin düşük olmasından dolayı enfeksiyon kapmaya elverişli bir yapıya sahip olduğuna dikkati çekiyor. Ayrıca bebeğini emziren annelerin de kansere yakalanma riskinin düştüğü belirtiliyor.

Anne sütüyle beslenen bir çocuk ilk 6 ay içerisinde su tüketimini annesinden emdiği süt sayesinde gideriyor. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Çocuk Sağlığı Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhan Evliyaoğlu “Ne süratle olursa olsun istediğiniz kadar kaynatılmış su verin 6 aylık bir bebek enfeksiyon kapmaya elverişlidir. Bu yüzden bebeğe 6 aydan sonra belirli aralıklarla su verilmesi gerekir.” dedi. Dünyanın en değerli besin maddesinin anne sütü olduğunu vurgulayan Evliyaoğlu “Annelerin yaz aylarında ‘su ihtiyacı olabilir’ düşüncesiyle bebeklerine su içirmeye çalışmaları yanlıştır. Çünkü anne sütünün yüzde 90’ı zaten su. Anne sütü yaşayan canlı bir sıvı özelliğini taşıyor. Dünyada bebekler için böyle yararlı bir sıvı yoktur.” dedi. Anne sütü içerisindeki maddelerden dolayı bebekleri enfeksiyonlara karşı steril ve koruyucu özelliğini taşıdığını kaydeden Evliyaoğlu çocuğunu emziren annede de kanser riskinin çok düşük olduğuna dikkati çekti.

Emzirilen bebeklere yalancı meme veya emzik verilmemesi gerektiğini de dile getiren Evliyaoğlu anne sütüyle beslenen çocukların 2 yaşına kadar emzirilmesinde bir sakınca olmadığını söyledi.

Prof. Dr. Nurdan Evliyaoğlu çocuğunu emziren annenin bebeğiyle aynı ortamı paylaşmasını isteyerek annenin ilk 6 ay içerisinde günün 24 saatini bebeği uyanıkken yanından ayırmaması ve aynı ortamı paylaşması gerektiğini belirtti. Ayrılıkların bebekler için zor olabileceğini ifade eden Evliyaoğlu şunları kaydetti: “Aradaki bağı kuvvetlendirmek istiyorsanız çocuğunuzla 2 yaşına kadar aynı odayı paylaşın. Çünkü aynı ortamlar çocuk ve anne arasındaki duygusal bağı kuvvetlendirir. Bu bilimsel yapılan araştırmalarda da kendini gösteriyor. Aynı ortamın paylaşmasında annenin çocuğuna davranışları daha farklı olur. Anne sütüyle 2 yaşına kadar beslenen bir çocuğun zeka düzeyi daha yüksek olur.

Balın Faydaları, Balın İyi Geldiği Hastalıklar

Bal en az 3000 seneden beri birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır. Yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalar balın mucizevi etkilerini göz önüne sermektedir. Balın antiseptik/antimikrobiyal, osmotik, hidrojen peroksit ve asiditesine bağlı çok çeşitli iyileştirici etkileri olduğu saptanmıştır.Böbrek hastalıkları(Böbrek yetmezliği)tedavilerinde cok önemli bir yere sahiptir

Bal temel olarak iki monosakaritin yoğunlaşmış bir karışımıdır. Bu karışımda su etkisi az olduğu için yani su moleküllerinin çoğunluğu monosakaritlere bağlı oldukları için mikroorganizmaların hayatta kalmasını sağlayacak nemden ve sudan yoksundur. Böylellikle balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Bunun içindir ki bal, asırlardır yanık, yara ve deri ülserlerini iyileştirmek için kullanılmıştır.

Balın yüksek şeker oranı, hipertonisitesini arrtırdığı için etrafındaki bakterilerin suyunu hipertonik alana çekip bakteri hücrelerinin büzüşmesini sağlar. Bir antiseptik olarak balın metisilin dayanıklı Staphylococcus aureus (MRSA) gibi dirençli bakterilere karşı etkili olabileceğini savunan araştırmalar mevcuttur. Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hem de tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar.

Bal pH’ı 3.2 ve 4.5 arasında olduğu icin enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler. Bal içinde birçok polifenol yani doğal antioksidan olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği bildirilmiştir. Ayrıca, içindeki demir vücuttaki zararlı oksijen radikallerini zararsız hale getirir. Araştırmalara göre bal aynı zamanda bağırsaklardaki probiyotik bakteri florasını çoğaltabildiği için bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi kolesterolü düşürmekle beraber sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanserini önlemede etkilidir.

Yeşil Çayın Cilde ve Vücuda Faydaları

Özellikle son yıllarda yeşil çayın sağlığınız için ne kadar faydalı olduğuna dair birçok bilimsel kanıtlar açıklanıyor. Yeşil çayın faydalarını okuduğunuzda, her derde deva olduğunu anlayacaksınız. size yeşil çayın tabiri caiz ise bin bir derde deva etkilerini aktarmak istedik.

Yeşil çay kanser hastalıklarından korur:

Yeşil çay, kişiyi yemek borusu kanserinden, prostat kanserinden, deri kanserinden korur. Bunun yanında var olan kanserli tümörlerin küçülmesini sağlar. Yeşil çay içeriğinde barındırdığı antioksidan sayesinde E vitamininden tam 20 kat daha güçlüdür. Sonraki Sayfa »

Ender Saraç’ın Zayıflama Programı

1- Ara öğünler dahil günde 7 öğün (3 ana, 4 ara) yiyin.

2- Günde 7 büyük fincan yazın normal ısıda, kışın sıcak su için.

3- Günde toplam 7777 adım atın.

4- Akşam 7′den sonra geç ve ağır yemeyin.

5- Haftada bir kez olmak üzere 7 hafta üst üste düzenli olarak tartılın. Sonraki Sayfa »